Kıymetli Ziyâretçilerimiz,

Bu akşam, “Dengeli bir Uykudan Önce Programı” gerçekleştirdik.☺️

Meğer, her durumda mutlâkâ dengeli olmalı, şartlar ne şekilde değişirse değişsin, onu aslâ bozmamalıymışız.

Düşündük… Mevsimler değiştikçe günlerin ve gecelerin dengesi değişirmiş. Yaz gelince gündüzler uzar, geceler kısalır; kış gelince gündüzler kısalır, geceler uzarmış.

Dinlediğimiz Yaz Şarkısı’nda şöyle diyordu: “Kısaldı geceler, uzadı gündüzler! Hava çok ısındı, tatlandı gölgeler! Karpuzlar mis gibi, kavunlar bal gibi. Kirazlar dalında aldan da al gibi..!” 😍

Hamd ettik; çünkü yazın terlesek bile yıkanıp ferahlayabileceğimiz banyomuz ve çeşmelerden akan suyumuz var. Sonraaa giyecek temiz kıyâfetlerimiz var. 🥰

Allâh’ımıza şükürler olsun, iyi ki de bize bu nîmetleri vermiş! İsrâf etmeyip, dengeyle kullanmak, vazîfemizmiş. ☺️

Meselâ, konuşma kâbiliyyeti bu nîmetlerden biriymiş. Onu dengeyle kullanmalı, ne çok hızlı ne de çok yavaş değil; orta hızda, herkesin anlayacağı şekilde konuşmalıymışız.

Bize verilmiş bir diğer nîmet de ses imiş. Çok kısık ya da çok yüksek sesle konuşmamalıymışız çünkü; çok bağırırsak ses tellerimiz yorulur, çok uzun süre susarsak da ses tellerimiz titreşmeyi unuturmuş. 😳

Zâten kısık sesle konuştuğumuzda, muhâtaplarımız bizi çok zor duyarmış. Çok yüksek sesle konuşursak da korkmalarına ya da bizi yanlış anlamalarına sebep olurmuşuz.

Bu kadar olsa iyi! Yemek yerken de dengeli olmalıymışız. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafâ sâllallâhu aleyhi ve sellem, acıkmadan yemememizi, çok doymadan da sofradan kalkmamızı, tavsiye buyurmuş.

Üstelik sâdece yerken değil, içerken de dengeli olmamız gerekirmiş. Lûzumundan fazla su içersek, vücûdumuzda rehâvet oluşurmuş. O sebeple bir çok Allah dostu, az su içmeyi tercih etmiş.

Herhangi bir işi bitirmeye çalışırken de ders çalışırken de molalar vermeliymişiz. Üst üste çok uzun saatler boyunca çalışmak verimi düşürürmüş. En faydalı işi bile sürekli yaparsak, sıkılabilirmişiz.

Hattâ Allâh’ı zikrederken bile, dengeli olmamız gerekirmiş.

Bunların dışında, hissiyâtımızın da dengeli olması gerekirmiş. Meselâ, öfkemize hâkim olmalıymışız; çünkü insan öfkelendiğinde önce kendisi yıpranırmış. Yâni keskin sirke küpüne zararmış! Öfkelenen insan, kendisini yıprattığı yetmezmiş gibi, etrâfına da zarar verebilirmiş. Hattâ maâzallah aklı gider, ne yaptığını bilmez hâle gelebilirmiş! 😳

İşte böyleeee… Şartlar değişebilirmiş; fakat insan dengesini korumakla mükellefmiş.

Bu gece kapanışı “Allâh’ımız hepimizi zararlı öfkeden korusun, bize her hususta denge nasîp etsin!” diye duâ ederek yaptık.

Hayır hayır, ayrılmadık! Uyumadan önceki vazîfelerimizi yaptık. Sonra da gönüllerimiz bir, sağımıza dönüp yattık. ☺️

Eğer sizler de bu güzel programdan istifâde etmek isterseniz, ücretsiz kayıt ve bilgi için hemen 0542 808 82 58 numaralı telefonu arayabilirsiniz. ☺️

 

 



6 Yorum

  1. Rukiye Demirel dedi ki:

    Gerçekten de denge ne mühim şey…Rabbim her birimize her konuda denge nasip etsin inşallah.Çocuklarımız sayenizde faydalı ve gerekli her tür bilgiyi öğreniyorlar. Allah razı olsun Gülberenk. 😊🌹

  2. Ayşenur Avcı dedi ki:

    Çokk istifadeli aynı zamanda çokkk fazla kıkıkırdamalı bir programdı. Oğullarım tekrar tekrar başa alıp dinlediler. Allah razı olsun 😊

  3. Emine Akyasan dedi ki:

    Denge; kavraması kolay;fakat uygulaması zor bir şey. İnsan bunu hayatına oturttuğu zaman sanıyorum ki,seviçler de üzüntüler de müsâvi olur. Yani; ne kendini kaybedecek kadar sevinç, ne de kendini kahredecek kadar üzüntü…
    Rabbimiz her hâlimize denge nasip etsin. Âmin.
    Gülberenk; îtidâlim😊⚘🖤

  4. Işın Karasulu dedi ki:

    Rabbim bizi rızasından ayırmasın . Dengeli yaşamayı nasip eylesin.😊

  5. Sena Aktürk dedi ki:

    Tam su içerken o kısma denk gelmem de (su içerken bile dengeli olmalıymışız Allah dostları az su içmeyi tercih ederlermiş) tevafuk degil de neydi?
    Bu güzel 21 dk için çok teşekkür ediyoruz 🥰

  6. Ayşe Kaya dedi ki:

    Bu akşam dengeli olmayı ögrendim meselâ konuşmada da denge varmış Allah bizleri dengeli eylesin😊🤲

Yorum Yap