Kıymetli Ziyâretçilerimiz,

Gülberenk Değerler Eğitimi Derneği’nin hazırlamış olduğu Eğitici Çocuk Programları tüm samîmiyyetiyle ve heyecânıyla devâm ediyor! Bu ayki program başlığımız, “Sulu Program” idi. Hep birlikte suyu tefekkür ettik. Bilgilerimize yenilerini ekledik.😊

Her zaman olduğu gibi, yine yüceler yücesi Rabb’imizin kelâmı ile başladık.
Fâtır Sûresi’nin 27. âyet i kerîmesine kulak kabarttık: Şöyleydi: “Görmez misin ki Allah gökten bir su indiriyor. Biz onunla renkleri çeşit çeşit meyveler, sebzeler çıkarıyoruz. Dağlarda da toprağın rengine göre beyaz, kırmızı, daha farklı renklerde ve simsiyah yollar vardır. “💐

Meğer su, bütün canlılar için bir hayat kaynağıymış. Kokusuzmuş, tatsız ve saydammış. Genellikle renksiz olarak tanımlanan su, kızıl dalga boylarında, ışığı hafifçe emmesi sebebiyle mâviymiş. Yanıcı Hidrojen ile yakıcı Oksijenin birleşmesinden meydana gelirmiş.

Hareket eden su, canlı ve faydalıymış. Hareketsiz kalan su, cansız ve faydasızmış. Su, fotografik hâfızalıymış. Yalnız bilgiyi değil, enerjiyi de taşırmış.
O sebeple, üzerine Kur’ân âyetleri okunan suyu içmek çok şifâlıymış. 🥰

Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafâ sallâllâhu aleyhi ve sellem, suyu ve diğer meşrubâtı üç nefeste içer ve bu hususta şöyle buyururmuş: “Suyu çocuğun memeyi emmesi gibi için. Depodan doldurur gibi içmeyin. Ondan ciğer hastalıkları zuhûr eder.” (Buhârî, Eşribe, 26) “Üç nefeste içen kimse suya iyice kanar, böylece susuzluğu teskin edilmiş olur. Suyu üç nefeste içmek sağlığa daha uygundur.” (Müslim, Tahâret, 65; Eşribe, 121)💐

Su söndürücüymüş. Su ferahlatıcıymış. Su temizleyiciymiş. Su besleyiciymiş. Su çözücüymüş. Su taşıyıcıymış. Su azîzmiş. Bütün bu özel yönleriyle suya benzemek, ne güzelmiş. 😌

İçinde su bulunan yemeğe, sulu yemek, denirmiş. Suyu bol olan meyveye, sulu meyve, denirmiş. Sulandırılmış süte, sulu süt, denirmiş. Gözyaşını tutamayan kişiye, sulu göz, denirmiş. Rahatsız edici, ciddiyetsiz, yersiz konuşup davranmaya, sululuk etmek, denirmiş. Sulunun zıddı susuzmuş. Susuzluk kuraklıkmış.

Abdest, suyla yapılan bir ibâdetmiş. Suyu, abdest alırken bile isrâf etmemek gerekirmiş. Suyu isrâf etmek bencillikmiş.

Kadri bilinmeyen nîmet, bir gün elden alınabilirmiş. Allâh’ımız bizi, lûtfettiği suyun kadrini bilen ve su gibi azîz olabilen kullarından eylesin, diye, duâ ettik.💐

Açlıktan ve susuzluktan dolayı, ölümle burun buruna gelmiş kardeşlerimizi düşününce hâlimize çok çok şükrettik.

Bu ayki misâfirlerimiz; Su, Mâvi Su Hortumu, Çorba ve Pirinç Tânesi idi. Onları can kulağıyla dinledik. Hepsinden de kıymetli bilgiler öğrendik.🤓

Program sonunda duygularımızı; kimimiz yazarak, kimimiz de ses kaydı yollayarak ifâde ettik. Nîsan ayında, Kurâbiyeli Program’da tekrar buluşabilmek ümîdi ve duâsı ile özlerimize çekildik.☺️

Sizler de Gülberenk Programları’ndan istifâde etmek, kendinize değer katmak isterseniz, hemen aşağıdaki numarayı arayabilirsiniz! ☺️⬇️

0534 245 18 08📞



Yorum Yap